3 Ağustos 2020 Pazartesi

Sevgilinizle aynı evde yaşamadan önce bilmeniz gerekenler

Yaşadığınız ilişkiyi bir adım daha ilerletmek istiyor ve aynı evde kalmak için karar aldıysanız size yardımcı olacak bazı ipuçlarını paylaştık. Eğer beraber yaşama fikrine hazır değilseniz, bu liste tam size göre!

ABONE OL


Paylaşın

Beraber yaşamaya başladıktan sonra her şeyi beraber paylaşacağınızı hatırlayın. Kendinizi rahat ve özgür hissetmek için biraz fırsat tanıyın. Eğer ilk defe biriyle evinizi paylaşacaksanız, duruma alışmanız zaman alabilir.

İletişim kurmaktan çekinmeyin

Sorunlar ortaya çıkar ve bunları tartışmanız gerektiğinden emin olun. Erkek arkadaşınızın can sıkıcı alışkanlıkları sizi çıldırtsa bile, onunla sakince konuşmak sizi bir çözüme götürecektir. Mutsuz bir partner evin huzursuz bir alan olmasını sağlar ve taraflar bir süre sonra eve geç gelmeye hatta gelmemeye başlayabilir. Bunun gibi sonuçlardan kaçınmak istiyorsanız iletişim içinde olmalısınız.

Affedin

Hiç kimse mükemmel değildir. Erkek arkadaşınızın kötü alışkanlıkları ve kusurları için evi terk etmeyin. İlk etapta birlikte yaşamak yerine, birlikte yaşamanın olumlu taraflarını düşünün. Her gün birisinin çevrenizde olması zor olabilir ama bu sizi birbirinize daha çok bağlayacaktır.

Saygı duyun

Paylaşılacak bir ev söz konusu olduğunda en önemlisi herhalde herkesin sınırlarını bilmesi gerekliliği. Birlikte yaşamanın keyiften çok eziyete dönüşmesini istemiyorsanız, birbirinize saygı duymalısınız.

5839f300a4ed4123ad1af16cfab00859

Sevgiliniz narsist olabilir mi?

Sevgiliniz kendine aşık olma, kendini diğer insanlardan üstün görme gibi kişilik bozukluğu belirtileri gösteriyorsa bunlara dikkat...

ABONE OL


Kendinden uzaklaştırma

Narsisist birey tarafından sürprizler yapılan, güzel davranılan kişi bu kez ani bir değişim ile uzaklaştırılır. Narsisist birey bu dönemde sadece kendini düşünerek, partnerinin bu süreçte ona ilgi göstermesini, takdir etmesini hatta tapıyormuş gibi davranmasını ister. Bu neden ile yakınlığa alıştırdığı bireyi uzaklaştırarak ilgi odağı kalmaya çalışır. İstediği gibi davranılmazsa şiddet eğilimli davranışlar gösterebilir.

Değersiz hissetme

Narsisist birey tarafından duygusal şiddet ve istismara maruz kalmış kişi, kendini artık değersiz hissetmeye başlar. Öz güvenini yitirir. Kişi eğer bu durumun, partnerinden kaynaklı olduğunu anlarsa, ilişkiyi hemen bitirmelidir.

acf5d03e6c6d47d78c06baf900c83877

Cadılar Bayramı'na özel saç aksesuarları

Cadılar Bayramı yaklaşıyor! İşte Cadılar Bayramı'na özel saç aksesuarları...




































9aafc08257cb43e8b617a92ca98e8b5f

Kararsız mısınız?

"Karar vermek nedir? Karar verme süreci nasıl işler? Neden kararsızım?" soruları aklınızdan geçiyorsa cevabınız bizde saklı.



"Karar vermek nedir? Karar verme süreci nasıl işler? Neden kararsızım?" soruları aklınızdan geçiyorsa cevabınız bizde saklı.
Ara ara seçenekler arasında sıkışanlar, kararsız kalanlar, karar verdiğiniz veya veremediğiniz konular üzerine uzun uzun düşünenler için uzmanına danıştık. İşte Psikolog Narek Karasu ve Medicana Çamlıca Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ayşegül Demirel'in gözünden karar vermek ve kararsız kalmak...
 
Psikolog Narek Karasu: Zihnimiz bizi her zaman karar vermeye zorlar
 
Karar vermek hayata dair bir şeydir. Zihnimiz bizi her zaman karar vermeye zorlar ve bir yargıya, karara, inanca varmadan rahatlamaz. İstenilen amaca ulaşılmaması ile birlikte huzursuzluk başlar ve yeni bir yargıya varmak için tekrar harekete geçer. Bu harekete geçtiği evrede de kararsızlık oluşur. Kararsızlığı etkileyen temelde iki şey vardır. Birincisi kişinin kararlarına güvensizliği, kararlarına inancının olmayışı; ikincisi kararlara ilişkin kişinin kararın üzerine gitme veya karardan kaçma psikolojisi. Kişi bazen aldığı kararlar ile iç dinamikleri arasında kalır. Burada iç dinamiklerinden kastımız kişinin vicdanı, o güne kadar edindiği toplumsal ve kültürel bilgilerdir. Kişinin ihtiyaçları ile vicdanı örtüşmeyebilir ve kişi isteği ile vicdanı arasında uzlaşma sağlayamadığı için yine bir kararsızlık sürecine girebilir. Korku ve güvensizlik kişinin karar verme sürecini etkileyen en önemli unsurlardır.
 
Kişinin kararsızlıklarından kurtulması için yapması gereken en önemli şeylerden biri bu nedenle korku ve güvensizliklerinden sıyrılmasıdır. Korkularının farkına varıp üstüne giderek aşan kişi kararsızlıklarından kurtulur. Kişinin tek başına aşamadığı kararsızlıkları varsa eğer bunu bir uzmandan destek alarak aşmayı deneyebilir.
 
Kişinin kararsız kaldığı noktalarda danıştığı kişiler olur ancak danışılan kişilerin psikolojik durumu, karakteristik özellikleri danışan kişiyi doğrudan ilgilendirmektedir. Örneğin; karamsar bir kişinin vereceği fikir ile aşırı iyimser bir kişinin vereceği fikir aynı değildir. Bu nedenle karar alırken başkalarına danışılsa da sadece başkalarının verdiği fikirler ile hareket edilmemelidir.
 
Seçeneklerin artması kişinin karar verme yetisini kısıtlar mı?
Seçeneklerin artması karar vermeyi kesinlikle kısıtlamaz. Tam tersi çok seçeneğin olması iyi bir şeydir. Hayatımızda hemen hemen her şey için çeşitli kararlar veririz. Karar verdikçe karar verme yetimiz güçlenir. Bir şey yapmamayı seçmek bile bir karardır.
 
Kişinin karar alırken toplumsal rolünün etkisi altında kalır mı?
Yaşadığımız topluma uyum sağlamaya çalışıyoruz. Yaşadığımız topluma uyum sağlamadığımız durumlarda kendimizi onlardan uzak hissederiz. Bu durum psikolojik olarak bizi olumsuz etkileyebilir. Sadece toplumun beklentilerine göre hareket edersek de mutsuz oluruz. Bu noktada dengeyi sağlamalı ve kendi isteklerimizi göz ardı etmemeliyiz.
 
Sağlıklı kararlar alabilmek için nelere dikkat etmeliyiz?
Sağlıklı karar verebilmenin en önemli yolu sağlıklı bir ruh halinden geçer. Sinirliyken yapmayı düşündüğümüz hatta karar verdiğimiz uç şeyleri sakinleştiğimizde saçma hatta zararlı bulabiliriz. Özellikle sinirli anlarımızda ciddi kararlar almamalı ve sakinleşmeyi beklemeliyiz. Kısa vadeli ve geçici durumlarda mutlaka muhakeme yapmalıyız. Uzun vadeli kararlarda ise işin içinden çıkamadığımız durumlarda mutlaka bir uzmana danışmalıyız.
 
Psikiyatri Uzmanı Dr. Ayşegül Demirel: Karar verme bireyin geçmişi ve zihin dünyasıyla sınırlıdır
 
Karar verme yetisi nedir?
Karar verme yetisi canlılara, özellikle de insanoğluna verilmiş en önemli yetilerden birisidir. İrade yetisi ile çok yakından ilişkilidir. Özellikle stresli, kaygılı durumlarda veya aniden bir düşüncenin oluşmasını gerektiren durumlarda hızlıca devreye giren bir mekanizmadır. Örneğin; tek şeritli bir yolda giderken, karşıdan gelen tırın arkasından sollamaya çıkmış bir araç gördüğünüzde ne yaparsınız? Düşünmesi bile insanda bazı beyin bölgelerinin aktifleşmesine veya uyarıcı bir sistem olan sempatik sistemde aktivasyona sebep olabilir. Karar verme, örnekteki gibi sadece korku, kaygıyla ilgili olmayabilir. İki iş seçeneği arasında seçim, ev kiralarken, araç alırken, eş seçerken, basit bir alışverişte, yemek yerken gibi birçok örnekte önem arz etmektedir.
 
Bireyin karar verme süreci nasıl işler?
Duyu organlarıyla algılanan algı beyinin duyusal alanlarına ulaşırken, bağlantılarla frontal korteks (beynin ön bölgesi) ve duyguların düzenlendiği bir merkez olan limbik sistem ile ilişki kurar. Karar verme süreci tek veya iki değişkenli değil, belki yüzlerce değişkenin içinde bulunabileceği bir süreçtir. Kültür, geçmiş yaşantılar, hatıralar, eğitim, etik değerler ve kişilik özellikleri gibi birçok unsur bu kararın verilmesinde önem arz eder. Algılanan duyu insanda bir düşünce oluşturur ve az önce bahsedilen değişkenlerle bağlantılı olarak duygu ortaya çıkar. Duygu ile ilişkili olarak da davranış, yani karar verme oluşur. Mesela üniversite sınavından iyi bir puan almış bir genç bireyin bölüm seçmesi için olan değişkenleri ve sonrasındaki ödül mekanizması düşünülebilir. Aile, toplum, arkadaşları, hocaları, seçeceği bölüme dair zihinsel yatırımları, hayalleri, korkuları gibi birçok faktör araya girer. Ödülü nasıl alır? Seçtiği bölümden mesleki tatmin sağlayacağını hissettiğinde, maddi kazanç sağladığında veya toplum tarafından saygı duyulduğunda ödül duygusu yani mutluluk ortaya çıkacaktır.
 
Karar verme yetisi sınırlı mıdır?
Karar verme bireyin geçmişi ve zihin dünyasıyla sınırlıdır. Tabii ki karar verilen durumla da çok ilgili bu sorunun cevabı. Örneğin; düşen bir uçakta pilotun verebileceği kararlar daha komplex ve daha fazla olabilir fakat yolcuların ne kadar yetisi olsa da can yeleklerini giymek dışından çok alternatifleri olmaz. Tam tersi futbol maçında bir futbolcunun çok daha fazla karar alternatifi olabilir.
 
Seçeneklerin artması karar verme yetisine zarar verir mi?
Karar verme yetisine zarar vermez fakat kararın sonuçları bireye zarar verebilir. Az önceki uçak örneğindeki yolcuları ve pilota geçelim örneğin. Pilotun seçenekleri daha fazladır yolculara göre. Bahsi geçen pilot neye göre karar verecek? Teknik bilgisi, tecrübesi, kişilik özellikleri, stresle baş edebilme özelliklerinin gelişmiş olması ve kriz yönetebilme becerileri ile karar verecektir. Kişilik bahsettiğimiz özelliklerin çoğu ile ilişkili aslında. Antisosyal, kural tanımaz özellikler hızlı ve riskli bir seçim yapmasına, çekingen kişilik özellikleri karar vermede zorlanmasına, kuşkucu özellikler ise karar vermekten ziyade bunun bir komplo olabileceğini düşünmesine yol açabilir. Sonuç olarak karar verme her bir birey için ayrı ayrı oluşan bir süreçtir.
 
Hazırlayan: Dilay Argün



d5d06490cfec4e2fbac403fccbe66ccc